Amasya
AMASYA ili, Karadeniz Bölgesi’nin Orta Karadeniz bölümünün iç kesimlerinde yer alır. 5.520 km2‘lik yüzölçümü ile Türkiye’nin en küçük 12 ilinden biridir. Doğu ve güneydoğusunda Tokat, batısında Çorum, kuzeyinde Samsun illeri bulunur.
Amasya coğrafya
Amasya ili yüzey şekillerinin genel görümününde dağlar ve dağları derin bir şekilde yaran vadiler dikkati çeker. İl topraklarını bir uçtan bir uca geçen Yeşilırmak ve kolları boyunca, alüvyal tabanlı ovalarda dar boğazlar birbirini izler. Amasya kenti yakınında bu sıralanmanın en güzel örneğini görebiliriz. Tabanı alabildiğince geniş meyve bahçele¬riyle kaplı bir ova içinde akan Yeşilırmak birden bire iki yanda yük¬selen dağ yamaçları arasında sıkışıp kalır. Öyle ki, kentin yerleştiği bu boğazın bazı kesimlerinde yerleşmeye elverişli alan bile bulunmaz. Demiryolu bile, boğaz kıyısını ancak kayalar içine oyulmuş tünellerle izleyebilir. Sonra dağlar aniden birbirinden uzaklaşır ve boğaz birden sona erer. Vadi boylarında çoğu zaman ince uzun olan düzlükler de bazı kesimlerde genişler. Örneğin Merzifon önlerinde bu yerleşme yerinin adını taşıyan geniş bir ova uzanır. Aynı şekilde Tersakan Çayı çevresinde genişleyen ovaya da Suluova adı verilir. Yeşilırmak-Kelkit suyu kavşağına doğru yine bir genişleme görülür. Taşova denilen bu kesim bütün Amasya ili topraklarının en alçak yeridir ve yükselti 200 m’nin altına düşer. Oysa, genellikle tepelik ve az çok eğimli olan il topraklan bazı yerlerde tam anlamıyla dağlık bir görünüş kazanır. Çok yerde yükseltisi 1.500 m’yi aşan bu tepelik ve dağlık alan, en yüksek noktasına Amasya kentinin kuzeyinde bulunan Akdağ’da erişir (2.058 m). İl içinde yüksekliği 2.000 m’ye yaklaşan doruklar ise Karaömer Dağı (1971 m), Merzifon’un kuzeyindeki Tavşan Dağı (1901 m). Gümüşhacıköy’ün batısındaki İnegöl Dağı (1864 m)’dir. Amasya genel olarak Karadeniz ikliminin etkisi altında olmakla birlikte denize uzak olduğu için karasal iklim özelliklerine de açıktır.
Amasya iklim
Amasya meteoroloji istasyonu verilerine göre, yıllık ortalama sıcaklık 13.9° C’dir. Aylık ortalama sıcaklık mayıs ayında 18° C’yi aşar ve aylık ortalama değerler eylül ayını da içine alarak bu değerin üstünde kalır. Yaz aylarında ortalama aylık sıcaklık 20° C’yi aşar (en yüksek sıcaklık 18 Temmuz 1962′de ölçülmüştür: 43.2° C). Gündüz ile gece arasındaki sıcaklık farkları 14-16 derece arasındadır. Yıllık ortalama yağış tutarı 500 mm’nin altındadır (412 mm). En fazla yağış alan mevsim kıştır. İlkbaharda azalarak devam eden yağışlar temmuz ayında büyük bir düşüş gösterir.
Amasya’nın iklimi sıcaklık ve nemlilik açısından Karadeniz kıyıları- nmkinden farklıdır. Karadeniz kıyılarının ılık kışları yerini soğuk kışlara, çok sıcak olmayan yaz mevsimi sıcak yazlara bırakır. Günlük sıcaklık farkları yüksektir. Yağış miktarında önemli ölçüde azalma görülür. Bağıl nem oranı yaz aylarında azalır, bu yüzden bir geçiş iklimi özeliiğindedir.
Amasya bitki örtüsü
Amasya ilinin yüzölçününün % 32′si ormanlarla kaplıdır. İlin kuzeyinde dağların kuzey yamaçları ormanlarla kaplıdır. İlin güneyindeki bitki örtüsü kuzeydeki gibi yoğun değildir. Amasya ormanlarında en çok meşe (karışık), sarıçam, karaçam, kayın ve aşağı seviyelerde (400 m), az miktarda kızılçam ağaçlan yer alır. Akarsu boylarında söğüt, ayrıca aşağı seviyelerde ilkbaharda yeşerip yaza doğru sarararak kuruyan bozkırlar yer alır.
Amasya akarsu ve göller
Yeşilırmak’ın ana çığırının bir kesimi Amasya ili sınırları içinde kalır. Ayrıca Yeşilırmak iki önemli kolunu il sınırları içinde alır (Çekerek ve Tersakan çayları). Yeşilırmak Amasya iline, Tokat ilinin Turhal ilçesini geçtikten sonra girer. Bu kesimde batı, sonra kuzeybatı daha sonra kuzeydoğu yönünden akarak bir büklüm oluşturur. Amasya kentinin 18 km kadar güneyinde, batıdan önemli bir kolu olan Çekerek Irmağı’nı alır. Yeşilırmak adı daha çok bu birleşme noktasından sonra kullanılır. Daha önceki kısmına Tozanlı Çayı veya Tokat Suyu denir. İlin önemli bir doğal gölü olan Borabay Gölü, Taşova ilçesi sınırları içinde kalır. Bu göle Taşova-Ladik karayolundan ayrılan bir hatla ulaşılır. Çevresinde yanlış olarak, krater gölü olarak bilinen bu göl aslında küçük bir akarsu çığırının çevreden gelen yıkıntılarla tıkanması sonucu oluşmuş doğal set gölüdür. Bu göl doğu-batı yönünde uzanan bir vadide yer alır. Adı geçen vadinin bu kesimi bir heyelan sonucu tıkanmış, arkasında suyun birikmesiyle göl oluşmuştur. Doğal göller bakımından zengin olmayan il, yapay göl savabileceğimiz göletler bakımından oldukça zengindir. Devlet Su İşleri ve Köy Hizmetleri Genel müdürlüklerinin yaptırdığı baraj ve göletlerin asıl amacı sulama olmakla birlikte, bu göletlerden rekreasyon alanları olarak da faydalanılması düşünülmektedir. Bu nedenle göletlerin çevresinin ve beslenme havzalarının ağaçlandırılmasına, göllerde balık üretimine önem verilmektedir. Bu amaçla Amasya ilinde “Suni Göller Ekolojik Planlama Grubu” oluşturulmuştur. İl’sınırları içinde 19 gölet ve 2 baraj yer almakta, 9 göletin yapımı da sürmektedir. Yedikır Baraj Gölü (Yedikuğular Kuş Cenneti), yapay bir göl olmakla birlikte doğal ortama uymuş ve göçmen kuşların uğrak yeri olmuştur. Bu yüzden bu göl yapay olarak yaratılmış kuş cenneti olarak nitelenebilir. Gölete Çeltik regületöründen 13 km.’lik iletim kanah ile su alınmaktadır. Gölde 13 familya ve 34 tür saptanmıştır. Göl sularına aynalı sazan balığının Ladik Gölü’nden geldiği sanılıyor. Çevresine 1 milyon ağaç dikilerek ağaçlandırılan göletin kuzeydoğusunda 25 hektarlık alan rekreasyon alanı olarak düzenlenmektedir. Diğer gölet lerde çevre tarım alanı olduğu için ancak küçük çapta ağaçlandırma yapılmaktadır. Suluova’da yapımı devam eden Derinöz Barajı da rekreasyon alanı olarak düzenlenmeye elverişlidir. 1990 sayımının sonuçlarına göre Amasya ilinin nüfusu 357.191′dır Buna göre km2‘de nüfus yoğunluğu 65′tir. Bu sayı aynı yılın Türkiye nüfus yoğunluğundan (73) biraz azdır. İlin ovalık kesimlerinde yoğunluk daha da artar (Suluova’da 106).
Amasya nüfus ve ilçeler
İl nüfusunun yüzde 44′ü nüfusları 10.000′i aşan 5 kentte (Amasya. Merzifon, Suluova, Gümüşhacıköy, Taşova) yaşar. İlin merkezi Amasya kenti, Yeşilırmak’ın kalkerler arasında açtığı uzun ve derin bir boğazın en dar kesiminde, ırmağın iki yakasında yer alır. Bu kesimde batıdan doğuya doğru akan Yeşilırmak’ın sol yakasında, nerdeyse dimdik yükselen kayalık bir yamaç üstünde, “Kral Mezarları” denilen mağara biçimli anıtlar göze çarpar. Tepede de bir kale kalıntısı vardır. Kentin bu yakadaki kesimi, dik yamaçlarla ırmak arasındaki dar bir alana sıkışır ve yer yer kesintiye uğrar. Samsun-Sivas Demiryolu da, bu yamaç önünden kısmen tünellerle geçer. Irmağın güneydeki sağ yakasında Ferhat Dağı yükselir ve bu dağın eteklerindeki oldukça geniş düzlüklerde semtler yayılır. Başlıca Selçuklu ve Osmanlı anıtları ile çarşı da bu yakada bulunur. Kentin iki yakası, bazısı eski bazısı yeni olan köprülerle birbirine bağlanır. Bunlar batıdan doğuya doğru Meydan Köprüsü (buna İstasyon Köprüsü de denir), Maydanoz Köprüsü, Alçak Köprü, Hükümet Köprüsü (Helkıs, Selkis) ile Kunç Köprüsü’dür.
Amasya Tarihi
Bilinen en eski adı Amaseia olan Amasya’nın ne zaman ve kimler tarafından kurulduğu kesin olarak bilinmiyor. Helenistik Seleukoslar döneminde zaman zaman Pontos krallarının başkenti oldu; MÖ 63 yılında da Roma devleti sınırları içinde katıldı. MS 3. yüzyılda bir piskoposluk merkezi olarak önem kazandı. 712′de Araplar tarafından ele geçirildiyse de birkaç yıl sonra İmparator Leo III (717-740) yönetimindeki Bizans güçleri kenti aldılar.
Amasya’nın Türkler tarafından ne zaman fethedildiği bilinmiyor. XI. yüzyıl başında Dânişmendliler’in yönetimi altında olduğu konusunda kayıtlara Taşlanmaktadır. Amasya, Kılıçarslan II (1155-1192) tarafından Selçuklu topraklarına katıldı. Anadolu Selçuklu Devleti döneminde “Darü’l-izz” diye anılırdı.
Amasya ve çevresi 15. yüzyıl sonları ve 16. yüzyıl başlarında Safevî tahrikleriyle doğu bölgelerinde çıkan isyanların etkisi altına girdi. Ba- yezid H’nin oğulları arasındaki taht kavgalarında önemli rol oynadı. Tahtın varisi şehzadeler genellikle Amasya’da otururlardı. 16. yüzyılın ortalarında bu özelliğini yitirdi. Fakat bundan sonra da Amasya uzun süre bir bilim ve kültür merkezi olarak kaldı. Örneğin 1861′de buraya uğrayan Fransız gezgin G.Perrot, Amasya için “Anadolu’nun Oxford’u” benzetmesini yaptı. Amasya 21-22 Haziran 1919′da Kurtuluş Savaşı’nın ilk programının yapıldığı yerdir. Bu program “Amasya Genelgesi” diye anılır. Amasya Cumhuriyetin ilanından sonra 20 Nisan 1924′te il merkezi oldu. 1927 yılında yapılan ilk sayımda nüfusu 12.981 idi. Bu sayı !960′ta 30.000′e, 1980′de 50.000′e yaklaştı. 1990′da da 57.288 oldu. Amasya ilinin ekonomisi tarıma dayanır. Tarım alanlarının yüzde 70′e yakını tahıl ekimine ayrılmıştır (1987′de 98.000 hektarlık bir alandan 250.000 ton buğday, 26.000 hektarlık bir alandan 70.000 ton arpa elde edilmiştir). Ama üretim bakımından ilk sırayı şeker pancarı alır (1987′de 551.000 ton). Sanayi bölgeleri arasında şeker pancarından sonra en çok üretilenler ayçiçeği (13.000 ton). Tütün, ilin Taşova kesiminde ekilir. Amasya her şeyden önce meyve ve sebze yetiştiriciliğiyle dikkati çeker. Gökhöyük Tarım İşletmesi’nin Amasya’da meyveciliğin gelişmesinde büyük rolü olmuştur. Meyveler arasında elma başta gelir (1987′de Amasya ili sınırları içerisinde 391.000 elma ağacı bulunuyordu). “Amasya elması” olarak bilinen elma türü, son yıllarda yerini yabancı türlere bırakmıştır. Ağaç sayısı bakımından ikinci sırada şeftali (119.000 ağaç), üçüncü sırada armut (106.000 ağaç) gelir. Öteki meyvelerden hiçbirisinin ağaç sayısı 100.000′i bulmaz. İlde koyun ve keçi yetiştirilir. Büyükbaş hayvanlar, koyun ve keçiye göre azdır. Ayrıca ipekböcekçiliği ve arıcılık yapılır. Yeraltı kaynaklarının başlıcası, ilin kuzey sınırı üzerindeki Çeltek, linyit yataklarıdır. İldeki başlıca sanayi kuruluşu, Suluova’daki Amasya Şeker Fabrikası’dır. Bunun dışındaki sanayi kuruluşları küçük işletmelerdir. Amasya Şeker Fabrikası, 1954′te kuruldu. 1988′de genişletilerek pancar işleme kapasitesi, günde 1.800 tondan 4.800 tona çıkarıldı ve fabrikaya kuru küspe tesisi eklendi. Normal mal kampanya süresi (yıl boyunca, faal olduğu günlerin toplamı), 130 gün olan fabrikanın, 1984/85 üretim sezonunda 104.000 ton kristal şeker, yan ürün olarak da melas, melaslı kuru küspe ve yaş pancar küspesi elde edildi. Öteden beri ulaşım bakımından önem taşıyan Amasya 15. yüzyılın sonunda doğru Anadolu’yu boydan boya geçen en önemli kervan yolu Bursa ile Tebriz arasındaydı. Bu yol bir kuzey (Bolu-Kastamonu) ve bir güney kolu (Ankara-Çorum) ile ulaşımı sağlıyor ve sonra Amasya, Tokat, Erzincan, Erzurum üzerinden Aras Vadisi’ni geçiyordu. Günümüzde ilin, kendi sınırları içinde bütün ilçeleriyle düzgün karayolu bağlantısı vardır. Çevre il ve bölgelerle ulaşımını doğu-batı ve kuzey-güney doğrultulu karayollarıyla sağlar. Doğuya Erzincan- Erzurum karayoluyla bağlanır. Bu yoldan ayrılan hatlarla Tokat, Sivas gibi büyük kentlere bağlanır. Batıyla olan bağlantısı Çorum-Ankara üzerindedir. Güneyde Yozgat, Kayseri, kuzeyde Samsun ile düzgün karayolu bağlantısı vardır. Ayrıca ili boydan boya geçen Samsun, Sivas demiryolu da Amasya’yı ülkenin başka yerlerine bağlar.
AMASYA’NIN İLÇELERİ
|






