Boğazlar Sorunu

Eki 09, 2011 No Comments by

BOĞAZLAR SORUNU: Bugünkü sınırlarımız içinde bulunan Çanakkale ve İstanbul Boğazı, Akdeniz ile Karadeniz çevresinde yaşayan ülkeleri yakından ilgilendiren bir sorun olarak ortaya çıkmıştır. Asya ile Avrupa’nın birbirine en çok yaklaştığı bir yerde bulunan Boğazlar, aynı zamanda hem kara ve hem de su yollarının kavşağındadır.
Truvalılar’m Boğazlar’ı ellerinde bulundurmasından dolayı, Miken Kralı Agamemnon (buna bak), Truva savaşlarını yapmış ve Truuva’yı yıkarak boğazları Yunan dünyasına açmıştı. Persler’in boğazlan ele geçirmesi, İyon sitelerinin ticarî ve iktisadî alandaki du-rumlarını sarstı. Bu yüzden İyon sitelerinin Persler’e karşı ayaklanmasına, dolayısıyla Pers savaşlarının çıkmasına neden oldu. Yunanistan’a egemen olan site devletleri de daima Boğazlar’ı elde tutmak politikasını gütmüşlerdir. Çünkü Boğazlar, Yunan dünyası için çok önem-
liydi. Yunanistan’ı besleyen zahire Boğazlar’dan geçerek geldiği gibi, Yunan tüccarları da Karadeniz bölgesinde yaptıkları ticareti, Boğazlar’ı aşarak yaparlardı. Siteler kavgaya düşünce Boğazlar’ı kaparlar, Yunanistan’ı açlıkla ve ölümle tehdit ederlerdi. Bizanslılar da, uzun süre yaşamlarını, Boğazlar’ı ellerinde tutmaya borçludurlar. Osmanlılar bunu bildikleri için Gelibolu’ya ağır pahaya da olsa— yerleştikleri gibi, Anadolu ve Ru- melihisarı’m yaptırmakla Bizans İmparatorluğu’ nun yıkılmasını kolaylaşırdılar. Osmanlılar, Boğazlar’a yerleşince, Boğazlar sorunu tam anlamıyla ortaya çıktı. Özellikle Rusya’nın kuvvetlenmesi ve Balkanlar’a doğru genişleme politikası izlemesi ile Boğazlar sorunu çok önem kazandı. Ruslar, Deli Petro’dan itibaren Karadeniz’e inmek ve Boğazlar yoluyla Akdeniz’e çıkmak istiyorlardı; bu ise İngilizler’in ve Fransızların işine gelmiyordu. Yakındoğu’da müttefikleri ve üsleri olan bu uluslar Boğazlar’m Rus savaş filosuna kapalı bulunmasını istiyorlardı. Ruslar ise, açık denizlere açılamadıklarından şi-kâyet ediyorlar, zaman zaman bize Boğazlar’ı açtırmak için savaş açıyorlardı. Nitekim bazı antlaşmalarla Boğazlar’ı kendi gemilerinin geçmelerine açtırmışlardı. Bu ise bizim toprak bütünlüğümüze ve egemenliğimize karışma oldu-ğundan, gerek Osmanlı Devleti ve gerekse Türkiye Cumhuriyeti bunu şiddetle reddetmiş, Boğazlar’m savunmasını ve söz sahipliğini elinde tutmak amacını daima izlemiştir.
Devletlerarası alanda önemli bir yeri olan Boğazlar sorunu, 1936 yılında imzalanan Montrö Antlaşması ile bir çözüme bağlandı. Ancak Rusya, eski niyetlerinden vazgeçmiş değildi. Nitekim, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra, Rus diktatörü Stalin Türkiye’ye bir nota vererek, Boğazlar’da üs istedi. Ruslar, ayrıca Kars ve Ardahan’ı da istiyorlardı. Türkiye’ nin bu tehditlere kararlı ve sert bir cevap vermesi üzerine konu kapandı.

B, Tarihi Olaylar

Yazar kimdir

Yazar profili yok
No Responses to “Boğazlar Sorunu”

Cevap yaz

You must be logged in to post a comment.